|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
Burun zarının ve
nefes verme kaslarının sarsıntılı bir hareketiyle havayı bir anda ağızdan ve burundan
dışarı
atmak. Aksırmak, insanda meydana gelen fizikî bir olaydır. Halk arasında
"hapşırmak" diye
bilinen bu olay bir terim olarak Islâm dini âdâb-ı muâşeretinde *
"Teşmitu'l Âtis" şeklinde
geçer.
Aksırmak vücutta meydana gelen bir zorlama
sonucu olur. Bu ihtiyacı duyan
kimse aksırdığı anda ferahlar. Bu ferahlamadan dolayı da
müslümanın Allah'a şükretmesi
gerekir. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.), bu konuda şöyle
buyururlar:
"Allah kulunun
aksırmasını sever, fakat esnemesinden hoşlanmaz. Ey
Müminler sizden biriniz aksırıp Allah'a
hamd ederse, (el-Hamdülillah derse) onun
hamdettiğini işiten her. müslümana, "Yerhamükellah"
diye karşılık vermesi gerekir.
Esneme işi şeytandandır. Birinize esneme hâli gelirse mümkün
olduğu kadar esnemeye
engel olsun. Çünkü biriniz esnemek üzere ağzını açınca onun bu
gafletine şeytan güler.
" (Tecrid-i Sarıh Tercümesi, XII, 165).
Bu hadîs-i şerif'e göre
aksıran kişinin:
"Elhamdülillah" demesi icab eder. Karşısındaki müslüman da ona:
"Yerhamükellah " diye
karşılık verince aksıran kişinin tekrar dönüp bu kardeşine: "
Yehdîkumullah ve yuslih
bâleküm" (Yani Allah sizi hidâyet kılsın ve hatırınızı hoş tutsun),
demesi sünnetin talımi
gereğidir.
Aksırma anında büyük bir gürültü ve ağızdan etrafa
tükrük
yayılabileceği için, aksıranın eliyle veya başka bir şeyle ağzını kapatarak, bunlara engel
olması edeptendir. Bu da Resulullah'ın tavsiyesi ve sünnetidir.
|