|
Pazar, 13 Kasım 2005 |
Ölü, yıkandıktan sonra, kefenin ıslanmaması için
kurulanır.
Kefen üç
çeşittir: 1- Erkeğe göre, "kamis", boyun kökünden ayaklara
kadar olur. Yen ve yakası olmaz.
Etrafı uygulanmaz. 2- "İzar" ile "Lifâfe", baştan ayağa
kadar uzun olur. Lifâfe en üste geleceği
ve baş ve ayak uçlarından düğümleneceği için
izardan daha uzun tutulur.
Kadında baş
örtüsü ile göğüs örtüsü fazla olacağından
kadında sünnet olan kefen beş kattır. 3-Yeterli
sayılan kefendir ki erkeğe göre izar ile
lifâfe'den ibaret olmak üzere iki kat, kadına göre ise bir
de baş örtüsü ile üç kattır. Ancak
zarurete binaen kadın ve erkek için "setre"; yeterli ne
bulunursa ona sarılacak şeydir.
Nitekim sahabeden bir kısmı zarûretden dolayı sahip oldukları
elbiseleriyle kefenlenip
defnolunmuşlardır.
Malın azlığı ve varislerin çokluğu söz konusu
olunca ikinci
kefenleme; mal çok varisler az ise birinci tür kefenleme yapmak sünnettir. Kefen-i
zarûret
ise hiçbir malı olmayan için düşünülebilir. Zarûret olmadıkça tek kefene sarılmaz.
Kefenin
beyaz pamuklu bezden olması daha faziletlidir. Yenisi veya yıkanmış olmasında fark
yoktur. Kefenler, içine ölü sarılmadan önce tütsülenir. Ancak beşten fazla
tütsülenmez.
Kadının saçları örgü edilerek göğsü üstünde toplanır. Onun üzerine
başörtüsü yüzüyle beraber örtülür.
|